Ana Sayfa Siyaset 30 Ekim 2019 78 Görüntüleme

Amerika da ne istediyse verdiler

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Dr. Abdullah Sevim TV 5’te Mehmet Ali Kalaycı’nın sunduğu ‘Buluşma Noktası’ programında gündeme dair açıklamalarda bulunurak, “Trump, ‘(Türkiye’de) hükümet iş başından gitsin’ demiyor; iş başında dursunlar diye gayret ediyor. Aynen FETÖ’ye ‘ne istediniz de vermedik?’ dedikleri gibi, Amerika da ne istediyse verdiler” ifadelerini kullandı.

İşte Abdullah Sevim’in konuşmasından satır başları:

Etnik ayrışmalar hiçbir zaman Türkiye’nin lehine olmamış, hep dış güçlerin işine yaramıştır. Bu ayrışmalar, Türkiye’nin hem ekonomik kaybına, hem insan kaynakları kaybına sebep olmuştur.

Türkiye’de Diyanet teşkilatını ıslah etmeden, Milli Eğitimi millileştirmeden Türkiye’nin problemlerinin çözülmesi mümkün değil. Bu iki kurum, Türkiye’yi ya var edecek, ya yok edecek.

İnsanımız, kendi partisinin her yaptığını doğru, rakip partilerin her yaptığını da yanlış olarak görüyor. Parti liderlerinin siyaset dili, bu anlayışın yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Parti liderlerinin kendilerine çeki düzen vermeleri gerekiyor.

Trump’ın mektubu üzerine hükümetten, Erbakan Hocamızın ifadesiyle ‘Bana ne Amerika’dan’ diyebilecek bir ses bekledik; tam tersine, mektuba doğrudan muhatap olan Cumhurbaşkanı, sevgiden saygıdan bahsetti.

Trump, ‘(Türkiye’de) hükümet iş başından gitsin’ demiyor; iş başında dursunlar diye gayret ediyor. Aynen FETÖ’ye ‘ne istediniz de vermedik?’ dedikleri gibi, Amerika da ne istediyse verdiler.

Küçük yaşta zina edenleri problem olarak görmeyenler, küçük yaşta evlilikleri problem olarak görüyorlar…

Bu ülkede bizi yönetecek insanları önce dış güçler seçiyor, sonra da bize seçtiriyorlar.

Erbakan Hocamızın binbir çileyle oluşturduğu o şuurlu Müslüman kitle, maalesef, son 20 yılda büyük oranda sahilden uzaklaştı. Öncelikle ahlâk ve maneviyata ihtiyaç var.

Kongremiz, coşkulu ve insanımıza umut vaad eden bir kongre olacak. Bu kongremizde inşallah insanımıza Saadet Partisi’yle daha güzel bir geleceğe yürüyebileceğimiz anlayışını kazandıracağız.

KHK uygulaması ile ülkede çok ciddi bir bir zulüm düzeni hayata hakim kılındı. KHK’lar ile gerçekten çok mağdur edilen insanlar var. Profesörün profesörlüğü bir anda elinden alınıyor; iş adamının mal varlığına el konuyor.

Çalışanların primleriyle emeklilerin maaşları ödenemiyor. Bütçe açığının en önemli bölümü buradan kaynaklanıyor. Hükümet, bu probleminin çözümünü mümkün görmüyor. Bu bir zulümdür, haksızlıktır. Kesinlikle çözülmesi lâzım.


Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.