Ana Sayfa Eğitim, Güncel, Tüm Haberler 30 Eylül 2019 128 Görüntüleme

Ayasofya’yı hurafelerden arındırmak

CENGİZ ÖZDEMİR

(Editörün notu: Bu yazıyı kaleme alan Cengiz Özdemir, ‘Sırsız Şifresiz Ayasofya’ adında bir dizi seminer vermiştir. Yazı da bu seminerlerden süzülenler çerçevesinde yazılmıştır.)

Dünden bugüne İstanbul Ansiklopedisinin Ayasofya maddesinde sanat tarihçiliğimizin “kutbu” Semavi Eyice hoca şöyle bir serzenişte bulunuyor: “Ayasofya hakkında pek çok söylenti ve efsane de halk tarafından yaratılmıştır. Ciddi bir esasa dayanmayan bu hurafelerden bazıları ise (duvarda Fatih’in elinin izi, atının çifteleyerek kırdığı mermer gibi) bütünüyle 19.yy sonlarında yerli azınlıklardan seyyah rehberleri tarafından kasıtlı olarak uydurulmuştur.”



Buradan da anlaşılacağı üzere Ayasofya’nın hurafelere boğulması esasen turizmin yaygınlaşması ile başlıyor. Bilhassa 19.yy’ın ikinci yarısından itibaren Ayasofya dünyanın her yerinden ziyaretçi ağırlıyor. Ayasofya uzun yüzyıllar yabancı ziyaretçilere kapalı bir mekândı. 18.yy başında İstanbul’daki İngiliz Sefiresi Julia Pardoe anılarında defalarca izin almaya çalıştığını zar zor izin koparabildiğini anlatır. 19.yy’da kısmi bir esneklik gösterilince Ayasofya büyük ilgi görüyor. O dönem dil bilen genellikle ekalliyetten Rum rehberler ise bu turistlere duymak istedikleri efsaneleri, hikayeleri gerekirse uydurarak anlatmaya başlıyorlar. “Müşteri”nin duymak istediğini anlatma alışkanlığı bugün de devam ediyor ve ne yazık ki ilk feda edilen hakikatler oluyor.

Bugün piyasada varolan Ayasofya kitapları kabaca iki kısma ayrılabilir. İlk kısım kaleminden kan damlayanların Ayasofya’sı. Tamamen hamasete dayalı bir takım komplo teorileriyle Ayasofya’nın bir an önce camiye çevrilmesini isteyenleri bu grupta görebiliriz. İkinci kısım kitaplar ise Ayasofya’nın bilinmeyen sırlarını, şifrelerini “ifşa” eden kitaplar. Bu tür her iki grup kitabında ortak noktası aynı 19.yy rehberleri gibi tüketicinin duymak istediklerini anlatıp Ayasofya’yı bir hurafeler manzumesi halinde kurgulamaktır.



Ayasofya neticede biz ona her ne kadar farklı anlamlar yüklemeye çalışsak da bir yapıdır ve gözümüzün önünde bizden önceki yüzlerce kuşak insanla birlikte yaşayan ve yaşlanan bir yapıdır. Bizden sonraki kuşaklarla da yaşayacaktır. Ayasofya’yı bir yapı olarak anlamadan onu hurafelere boğmak, mistisize etmek tam da Semavi Eyice hocanın işaret ettiği tehlikeyi içinde barındırır. Bugün yukarıda kabaca tasnif ettiğim iki tür yaklaşımında Ayasofya’yı sadece bir olgu olarak ele almadığını, ona siyasi ve manevi bir takım anlamlar yüklerken Ayasofya’yı bir yapı olarak çok az değerlendirdiklerini görmek mümkün. Oysa insan bildiği şeyi sever. Sokaktaki vatandaş binaya girerken gördüğü İsa Mozaiğinin elinde yer alan İncil’deki sözlerle kubbede yer alan Nur suresinin 35.ayetindeki sözlerin neredeyse bire bir aynı olduğunu, buradaki manevi sürekliliğin nasıl çağlar boyunca sürüp günümüze ulaştığını bilmesi gerekir. Ya da Apsis’teki Meryem mozağinin fetihten yaklaşık 300 yıl sonra silindiğini bilmesi gerekir. 1453’den 1740’lara kadar Müslümanlar Meryem’e ve çocuk İsa’ya doğru ibadet etmekte beis görmediler. Bunu bildiğiniz zaman geçmişe ve bugüne başka bir gözle bakabilmeniz mümkündür.



Bütün bunlar çok basit kaynak taramalarıyla ulaşılabilecek gerçeklerdir. Dünya tarihinde çok az yapıya Ayasofya kadar bilgi, belge, kitap ve makaleye konu olmak nasip olmuştur. Bunca bilgi belge varken Ayasofya’nın sırlarını, şifrelerini ifşa ediyoruz alt okumasıyla yapılan her türlü yaklaşım en hafif tabiriyle Ayasofya üzerine yapılan bunca emeğe saygısızlıktır. Ayasofya üzerine bilinmeyen çok az şey vardır. Bunlar da yeni teknolojilerle keşfediliyor. Semavi hocanın belirttiği gibi Ayasofya’yı hurafelerden koruyup, onu siyasi bir hesaplaşmanın öznesi olmaktan çıkararak olduğu gibi öğrenmek bize bambaşka kapılar açacaktır.

Kaynak : http://www.birgun.net/haber/ayasofya-yi-hurafelerden-arindirmak-270614

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.