Ana Sayfa Eğitim, Spor, Tüm Haberler 28 Eylül 2019 214 Görüntüleme

Gerçek ama golsüz

BÜLENT KALAFAT

Ali Koç’un 30 günlük hak mahrumiyeti cezasının kaldırılmasının Cuma açıklanması, Fenerbahçe başkanının da 24 saat geçmeden derbiyi Telekom Arena’da izleyeceğini açıklaması… Üstüne üstlük, Emre Belözoğlu’nun sarı-lacivertli forma ile Galatasaray’ın evine adım atacak olması ve Terim’in tribünde oturma cezasının sürmesi…

Yakın geçmişteki karşılaşmalarında futbola aç kaldığımız iki İstanbul devinin bu sezonki ilk kapışması bu gelişmelerin ışığında sahnelenecekti. Ev sahibinin Fenerbahçeli stoperlerin kronikleşmeye başlayan basit hatalarından ne derece istifade edebileceği ile, Fenerbahçe’nin bazı metriklere çarpıcı şekilde yansıyan tempo ve gol şansı üretme üstünlüğünü ne ölçüde sahaya aktarabileceği maç öncesinde merak edilenlerdendi.

Ersun Yanal sağ bekte fena performanslar vermeyen Ozan’ı sağ açığa göndermiş, sol kanadı ise Tolga’ya vererek bol merkez oyunculu bir dörtlü tercih etmişti. Sağ bekte sakatlıktan dönen Isla’yı seçen Yanal, stoperde Jailson-Zanka ikilisine güvenmişti. Galatasaray orta sahasında 1-0 kazanılan Kasımpaşa maçında olduğu gibi Lemina tercih edilmiş, çene kırığını atlatabildiğince atlatan Belhanda koruyucu maskesiyle sağ içe yerleştirilmişti.

Galatasaray’ın agresif bir baskıyla başlayacağını bekleyenleri şaşırtan bir açılış oldu. Fenerbahçe topla ne yaptığını çok daha iyi biliyordu. Yanal’ın ekibi ilk etapta Gustavo’nun etkili mobilizasyonu ve Emre’nin pas yönetimi ile oyunu ele aldı. Ardından Ozan, Tolga ve Vedat’ın hırslı ön alan baskısı ile ev sahibini verimsiz paslara ve top kayıplarına sevk etmeye başladı. İlk 20 dakika bittiğinde Fenerbahçe rakip ceza sahasına sekiz kere girmişken, bunu sadece bir kez yapabilen Galatasaray’ın ilk şutu devre boyunca belki de tek olumlu icraatını yapan Babel’in pasıyla Lemina’dan geliyordu.

Seyircilerin de giderek maçtan uzaklaşmasıyla derbideki ev sahibinin Galatasaray olduğunu idrak etmek zorlaşmaya başladı. Zira ev sahibi ilk yarıda N’Zonzi’nin anlık fark yaratmaları sayesinde ancak maça tutunur gibi duruyordu. Lemina fiziksel durumundan şüphe duyulmasına rağmen Galatasaray’ın rakip yarı alandaki en etkili isim olmuştu. Bir şeyler değişmeliydi.

“Cimbom oyuncu değiştirir” diye beklenirken; devrede Isla oyundan çıkmış, Ozan onun yerine düşmüş, Deniz Türüç ise sağ kanada geçmişti. Rakip kaleye bir gıdım daha yaklaşmış gibi görünen Galatasaray’ın ikna edici bir üstünlük sağlayamadığı bir on beş dakikadan sonra Terim’in gecikmiş hamlesi geldi; Ömer Bayram Lemina’nın yerine sol içe monte edildi. Artık son yarım saate girilmişti ve ev sahibinin maçı koparacak kadar rakibine kendi oyununu kabul ettirmesi için son şanslar başlamıştı. Cim-bom rakip ceza sahasına girmekte ilk yarıdan daha az zorlanıyor demek hala güçtü.

70’te Feghouli çıkıp Emre Mor girince Galatasaray taraftarı son bir kez heyecanlandı. Ancak sürenin tükenmesiyle panikleyen ve atak girişimleri daha çok kendisine zarar vermeye başlayan taraf Galatasaray’dı. 83’te Emre ile cepheden kullandığı frikik de dahil pek çok fırsat bulan Yanal ve öğrencileri her iki devrede belirgin bir şut ve oyun üstünlüğü sağlamıştı.

Cüneyt Çakır’ın düdüğü puanların birer birer dağıtılacağını ilan ettiğinde, üzülen Fenerbahçe, “Puanı kaptık!” diyen ise Galatasaray olmuştu. Öncesindeki atmosfer gereksiz derecede gerilmiş maçın, alıştığımızdan çok daha medeni ve futbol odaklı, gerçek bir derbiye dönüşmesi ise hepimizin kazandığı hadiseydi.

Kaynak : http://www.birgun.net/haber/gercek-ama-golsuz-270490

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.