Ana Sayfa Ekonomi 6 Ocak 2020 90 Görüntüleme

Plansızlığın bilançosu öğrencinin sırtında

Ozan GÜNDOĞDU

AKP’li yıllar Türkiye’nin üniversite yapısında köklü değişimlere tanıklık etti. Gerek üniversite sayısının artması, gerek eğitim seviyesindeki düşüş üniversiteleri bilim üretilen merkez olmaktan geriye düşürmüş durumda. Üniversite artık seçim meydanlarında seçmene verilen sözlerden biri. 1923’ten 2003’e geçen 80 yılda toplam 77 üniversite açılırken 2003’ten 2018’e geçen 15 yılda 129 üniversite açıldı. 2018-2019 döneminde faal olan üniversite sayısı böylece 206 oldu. Sadece 2010’lu yıllarda 35 devlet üniversitesi açıldı. Dahası yeni üniversiteler açılmakla kalmadı, aynı zamanda kontenjanlar da artırıldı. 2013/2014 eğitim döneminde 5 milyon 472 bin olan üniversite öğrencisi sayısı 2018/2019 döneminde 7 milyon 134 bine yükseldi. Sadece 5 yıl içinde üniversiteli sayısındaki artış yüzde 30’dan fazla.

Buna karşılık bu üniversitelerin neredeyse hiç biri bir plan dahilinde açılmadı. Zira 2011’de Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) kapatılmasıyla sosyal ve ekonomik idare tamamen seçim meydanlarına terk edildi. Üniversitelere ayrılan ödenekler de yıllar içinde kontenjandaki artışı takip edemedi. Bütçe ve borç krizinin yaşandığı 2018’le beraber üniversitelerin de geleceği plansızlık hastalığının pençesinde.

İÜ’de öğrenci sayısı 5 yılda yüzde 155 arttı

Türkiye’nin öğrenci sayısı en yüksek olan üniversitesi ise İstanbul Üniversitesi (İÜ) Okulun 2018/2019 eğitim döneminde toplam 286 bin 191 öğrencisi bulunuyor. Ancak bu devasa sayının 228 bin 654’ü uzaktan eğitim öğrencileri. Öte yandan 2013/2014 eğitim döneminde İstanbul Üniversitesi öğrenci sayısı sadece 112 bin 182’ydi. Böylece sadece 5 yıl içinde öğrenci kontenjanı yüzde 155 oranında artırılmış oldu. Bu boyutta yaşanan artışta uzaktan eğitim programı da etkili. İstanbul Üniversitesi mensubu olan yüzbinlerce öğrenci nedeniyle aynı zamanda en çok ödeneği de alan üniversite. Ancak öğrenci sayısındaki artışa karşılık ödenekler yeterli değil. Örneğin, yaklaşık 112 bin öğrencinin bulunduğu 2013’te üniversiteye Merkezi Yönetim Bütçesi’nden ayrılan kaynak 718 milyon 805 bin. Buna karşılık aradan geçen 5 yılda 2013 ocak ayından 2019 aralık ayına dek yüzde 106 enflasyon yaşandı, dolar kuru ise 3 katına çıktı. Dahası bu 5 yıl içinde üniversitenin öğrenci sayısı yüzde 155 arttı. Ama üniversitenin ödeneğinde bu gelişmeleri içeren bir ödenek artışı yaşanmadı. 2013’te Merkezi Yönetim Bütçesi’nden yaklaşık 718 milyon lira pay alan İstanbul Üniversitesi 2019’un ilk 9 ayında Merkezi Yönetim Bütçesinden 721 milyon 202 bin lira pay aldı. 12 aylık harcamanın ise 1 milyar liraya yaklaşması bekleniyor.

ODTÜ’ye sadece 532 milyon TL kaldı

Bu tablo yalnızca İstanbul Üniversitesi için geçerli değil. 2010’lu yıllarda 35 devlet üniversitesi açıldı ancak bu icraatın altında yatan temel motivasyon bilimsel gelişme olmadı. Böylece yeni açılan üniversitelere ayrılan kaynaklar nedeniyle nitelikli üniversitelere ayrılan kaynaklardan kısıldı. Örneğin, Türkiye’nin en nitelikli üniversitelerinden biri olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne (ODTÜ) bütçeden 2013 yılında 329 milyon 733 bin TL kaynak ayrılmıştı. O yıl yani 2013/2014 eğitim döneminde ODTÜ’nün toplam öğrenci sayısı 19 bin 808’di. Aradan geçen 5 yılda 2018/2019 eğitim döneminde ODTÜ’nün öğrenci sayısı yüzde 8 arttı ve 21 bin 358’e yükseldi. Dolar 3 katına çıktı, yaşanan enflasyon cabası. Buna rağmen 2018’de ODTÜ’ye bütçeden ayrılan pay 532 milyon 304 bin TL olabildi. 2019’un ilk 9 ayı için de bu tutar 437 milyon 14 bin Tl ile sınırlı kalmış durumda.

Harvard’ın bütçesi 36 milyar dolar

Özellikle son 10 yılda üniversitenin niteliğini artırmak yerine sayısının artırılması tercih edildi. 2018’de tüm üniversiteler toplamda 31,4 milyar lira para harcadı. Buna karşılık dünyanın en nitelikli üniversitelerinden Harvard’ın 2018 bütçesi 36 milyar dolar. Başka bir deyişle Türkiye’deki 129 devlet üniversitesinin toplam harcamasının yaklaşık 7 katı. Yine dünyanın en iyi üniversitelerinden Yale’ın 2018 bütçesi 27 milyar dolarken ABD’nin en önemli teknik üniversitesi MIT’nin 2018 bütçesi 11 milyar dolar.

Öğrencinin derdi ayrı mezunun apayrı

Plansızca açılan üniversiteler aynı zamanda potansiyel işsiz ordusunun da zeminini hazırlıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 28,5 milyonluk istihdamın 7,1 milyonu üniversite mezunlarından oluşuyor. Buna karşılık Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) verilerine göre bir o kadar öğrenci bir kaç yıl içinde mezun olmayı bekliyor.

Yıllara göre mezun olunan temmuz aylarındaki üniversiteli işsiz sayısı şu şekilde;

>>2014: 657 bin
>>2015: 720 bin
>>2016: 925 bin
>>2017: 1 milyon 35 bin
>>2018: 1 milyon 30 bin
>>2019: 1 milyon 178 bin

Her sene yeni kayıt sayısı artıyor

Ülkede iş bulmak için üniversite okumak şart hale geldi. Ancak üniversite okuyanların iş bulma ümidi giderek azalıyor. Son 5 yılda yıllık ortalama 1 milyon 412 bin yeni kayıt varken yıllık ortalama 895 bin kişi mezun oldu. Bunun sonucu artan üniversiteli sayısı yüzünden ülke nüfusunun yüzde 8,7’sini üniversite öğrencileri oluşturuyor.

Yıllara göre yeni kayıt olan öğrenci sayısı şu şekilde;

>>2013/2014: 1 milyon 248 bin
>>2014/2015: 1 milyon 383 bin
>>2015/2016: 1 milyon 535 bin
>>2016/2017: 1 milyon 434 bin
>>2017/2018: 1 milyon 382 bin
>>2018/2019: 1 milyon 492 bin

Kaynak : http://www.birgun.net/haber/plansizligin-bilancosu-ogrencinin-sirtinda-282854

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.